15 Kasım 2011 Salı

BAYRAKTAR'IN GÜLÜMSEMESİ



Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın, TBMM Genel Kurulu'nda saat 16,00'da, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, "Van'da ölen 40 kişinin katili bu hükümettir. Oteller kamu binalarıdır. Ben de olsam ben gider o otelde kalırdım. Biz orada halka elimizi değiyoruz. Siz gittikten sonra gaz atılıyor. Depremzedeye gaz atılır mı?" sözlerine verdiği tepki bu fotoğraflarda...
Bayraktar, bu konuşmalardan önce, Van depremi ile ilgili eleştirilere yanıtı verirken, "biz hasarlı binalara girin de demedik, girmeyin de demedik" dedi.

13 Kasım 2011 Pazar

SABAHIN 04.30'U

Onların gerçek cenazeleri ile o içinden kırık dökük ama dışından alçılı hastanenin içindeyiz. (Hem de Cumartesi günü hasta kabul etmeye başlayan yeni hastanenin)
Ortada kimse yok
Dışarıda afet var, deprem var, çadır var, bağıran var, yaralı var, ağlayan var.
Ama orada kimse yok, pardon hakkını yemeyelim, depremden sonra orada bile olmak istemeyen polis memurunun dışında kimse yok
Bir alt katta, morg var
Mesai saatlerinde kapısında güvenlik var
Ama bizim gibi dengesiz saatlerde gittiğiniz zaman her dolabı açıp molozla kirlenmiş bedenlere bakabileceğiniz bir yer.
Saatlerce içeride bekleyen (moloz yığının altında), saatlerce dışarıda bekleyen (battaniyelere sarılanların ama gözünden tek bir saniye yaş eksilmeyenlerin) buluştuğu yer,
O lanet enkazın altında tuzla buz olan alçıpandan oluşturulmuş bir paravanın içinde buluştuğu yer
Ve kayıtsız kalan bir devlet görevlisi...
Adı bende ve benim gibi orada olanlarda saklı...
Bir yargı mensubu.
Tavırlarına bakarsanız, bulunduğu yerin birkaç kilometre dışında toz yığını, çığlıklar, moloz, iş makinesi........ yok
Aslında o kadar kilometre gitmeye gerek olmadığının bile farkında olmayan biri...
Rutin imza attığı koltuğun sadece on santim arkasında çatlakları (ki yeni açılan hastane ) alçıyla kapatılan duvar olan biri...
Görevini bilmeyen, insanları hor gören biri...
İnsanların acılarıyla dalga geçen biri..
İşi sadece orada imza atmak olan biri.
Ama bunu bile devlet töreni ile yapan, hatta altına kırmızı halı isteyen biri...
Kendini beğenmişlikle insanlara gözüne bakan biri..
Ve şuna cevap veremeyen biri:
"Sen olsan teşhis edebilir miydin?"
Acılarla, duygularla, hislerle, yaşananlarla
OYNANMAZ
SAYINNNNNN savcı
GÖZÜNÜN İÇİNE BAKA BAKA

Siz hiç karşınızda bir veya o kadar çok sayıda kişinin karşısına geçip, gözünün içine bakarak, "Allah hepinizin belasını versin", "Hepiniz oruspu çocuğusunuz" gibi şeyler söylediniz mi?
Soruyu değiştirip yeniden sormak istiyorum. Hiç birileri size, gözünüzün içine bakarak "Allah hepinizin belasını versin", "Hepiniz oruspu çocuğusunuz" dedi mi?
Ben demedim...
Ama ben duydum, hem de gözlerini görerek...
Hem de nerede biliyor musunuz?
Van'da
Depremde
İkinci depremde
Birinciden döndükten hemen sonra gittiğim Bayram Otel'in önünde...
Yani ikinci depremde, yani herkesin önce artçı sonra sarsıntı dediği yerde,
Meğersem yeni bir depremin olduğu yerde.
Hem iki arkadaşım, hem iki meslektaşım, HEM DE iki insanın içinde olduğu bir enkazın önünde
Evet o lanet otelin moloz yığınının önünde, birisi gelip böyle bağırdı; "Allah hepinizin belasını versin", "Hepiniz oruspu çocuğusunuz"
Böyle bir şeyi duyunca ne yaparsınız?
Ya siz de küfredersiniz, ya da .....
Noktaları siz istediğiniz gibi doldurun
Peki biz ne yaptık?
Sustuk
Susmaya devam ettik
Susmamak isteyenleri engelledik
Ne için ve neden?
Taraf olmamak için, neyin kavganın
Biz oraya kavga için gitmedik
Biz işimizi yapmaya gittik
Ama bu sefer bir farkla
Hem de nasıl bir farkla, bugüne kadar gördüğümüz yüzlerce enkaz gibi bir yığının içinde bizden birileri vardı.
Ama yine sustuk ve cevap vermedik.
Sessizce bekledik, sessizce dinledik, sonra bunu söyleyen insana sırt çevirip enkaza döndük.
Yani bize, yani işimize...
Sonra o bağıranın olmadığı gecenin bir ayazında enkaz ses verdi ama içinden değil dışından;
"Ex çıkıyor"
Evet, her zaman aşina olan bu cümle, önce biraz titretti, sonra gerçeği vurdu yüzümüze...
GÜNLERCE BEKLEDİĞİMİZ ENKAZ BİZE O GÜNKÜ HABERİMİZİ VERDİ, BİZ DE O HABERLE SAYFALARI SÜSLEDİK. RENKLİ VE CANLI FOTOĞRAFLARLA.